Hayatı, İzmir'im kitapları, gazete ve dergilerde yayınlanmış yazıları.

Körfez Vapurları

Geçenlerde İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Haber Bülteni’nde bir yazı okudum. Yüksek Mühendis Hüsnü Yurttaş yazmış:

İzmir’de özel araçlar hariç sadece toplu taşıma araçları ile bir günde bir buçuk milyona yakın yolcu taşmıyormuş.

Bundan Körfez vapurlarının aldığı pay sadece yüzde iki. ESHOT’un payı ise, yüzde elliye yaklaşıyor….

Üstelik, nüfus artışına karşın, vapurla taşman yolcu sayısı artacağına azalmış. 1981 yılında oniki milyona yaklaşan yolcu sayısı, 1985-1987 döneminde sekiz milyonun altında..

Oysa ki, İzmir nüfusunun yaklaşık dörtte biri, deniz ulaşımından yararlanabilecek, kıyı bölgelerde yaşıyor.

Bence, yolculukların en keyiflisi, vapurla yapılanıdır. Sabah, gün yeni doğmuşken, hele Körfez’in denizi de çarşaf gibiyse, güvertede oturur, sıcak çayını yudumlarken, Büyük Yamanlar’a doğru sigaranı tüttürürsün.

Bizler ise, sabahları duraklarda bekleşiyor, sonra da üst üste yığılarak, otobüslerde, hantal troleybüslerde yolculuk yapıyoruz. Pahalı akaryakıtı havaya savurarak, çevreyi de kirletiyoruz.

İzmir’de pek çok güzel şey gibi, deniz taşımacılığı da gerilemiş.

İşte eski zaman iskeleleri, işte eski zaman vapurları;

Girit, Terakki, Güzelbahçe, Hürriyet, Müsavat, İstanbul, Güzel İzmir ve Karşıyaka vapurları. Karşıyaka, Alaybey, Osmanzade, Bayraklı, Pasaport, Konak, Karataş, Salhane, Hastane, Karantina, Göztepe ve Güzelyalı (Reşadiye) işleklerinden yolcu taşımaya başlıyor. Yıl 1884.

Daha sonra Urla, Dikili ve Foça seferleri…

1940 yılında filoya Sur ve Efes vapurları da katılıyor.

Şimdilerdeyse Sadece, Konak, Pasaport ve Karşıyaka iskeleleri arasında vapur seferi var.

Bir de haziran-eylül döneminde Konak Urla seferi.

Umarım, Bostanlı ve Üçkuyular iskelelerinin yapımı yakında biter.

Çocukluk anılarımda, şimdi olmayan iskelelerden sadece Bayraklı ve İnciraltı iskelesi var.

Diğerleri kaldırılmış mıydı, yoksa yolumuz mu düşmezdi?

Cumhuriyet 20 Mayıs 1990;
Gazete Ege, 2 Haziran 1997

Similar posts
  • İzmir’im Demokratik örgütler, belki beylik söylem olacak ama, “demokrasinin, vazgeçilmez bir unsurudur.” Geçmişte, demokratik örgüt dendi miydi akla; sadece, dernekler, sendikalar gelirdi. Bir de mimar-mühendis odaları… Şimdilerde artık; sanayi odaları, ticaret odaları ve esnaf odaları da demokratik örgüt. Üstelik çok güçlü birer baskı grubu. Doğrusu da bu. Bir de memur sendikaları olsa… Ben, 1970’li yılların sonunda [...]
  • Yaşadığımız Çağ, Teknolojik Devrim Ça... Bizden önceki hiçbir nesil, böylesine bir teknolojik değişim yaşamadı. Benim çocukluğumda, yaşadığımız evde, hem de İzmir’in göbeğinde, Alsancak’ta elektrik yoktu. Gaz lambası ile aydınlanır, mangalla ısınırdık. Pek çok evde soba bile yoktu. Şimdi, oğlumun PC’si var. TV’nin uzaktan kumandasının işlevini ondan öğreniyoruz. Tüm tuşların işlevini öğrenebilmiş değiliz elbette. Oğlum da kömür mangalı yakamıyor… Teknolojik gelişmenin, [...]
  • Bahar Erikler çiçek açtı… Sokak aralarındaki tek tük ağaçta, görüyorum. Bu kadarcık bahar dalı bile, coşku duymaya yetiyor. Çağla çıkalı epey oldu. İzmirime bahar geldi. Gökyüzü pırıl pırıl ve de gündüzleri hava, yeterince sıcak. Dibi görünmeye başlayan barajlar, kaygı verse de güneşli günler güzel. Bugünlerde, körfez vapuruna binip, açık güvertede çay içmeli. Gerçi deniz bulanık ve [...]
  • Bir Zamanlar Diyarbakır Liseyi Diyarbakır’da okudum. Ziya Gökalp mezunu olmakla övünürdüm. En yakın iki arkadaşımdan Önder, Diyarbakırlı, Hayri ise Gaziantepli’ydi. Etnik kökenlerini ve mezheplerini bugün bile bilmiyorum. Hiç sorgulamamıştık, çünkü önemi yoktu. Akşamları okul çıkışı, Dicle’yi uzaktan seyretmek için, elektrik fabrikasına doğru yürürdük. Derslerden konuşurduk, Balkanların ve Orta Doğunun en büyük sineması olan Dilan’daki filmlerden konuşurduk ve elbette [...]
  • Bunlar da Trafik Magandası Türleri Yanılmıyorsam Henry Ford, yılda 1000 araç üretebileceğini ilk açıkladığında gazetecinin biri gırgır geçmiş: “Diyelim ki bu olanaksız işi başardı. Peki ama her yıl 1000 makinisti nereden bulacak?” Gemileri kaptan, trenleri makinist kullandığına göre otomobil için de makinist gerekir diye düşünmüş haklı olarak. Üstelik gemiler, kocaman denizlerde bazen günlerce bir başka gemiye rastlamadan yol alırlar. Trenlerin [...]