Benim çok büyük bir üzüntüm var. Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim, anneannemin tarafı ya makedonyadan ya da Moradan mübadele ile Türkiyeye gelmişler. 2. Dünya savaşı var, arkasından bizim kurtuluş savaşımız var. Yokluk yıkım zamanı anneannemin annesi (Çakır Aliye) Aliye Akın hanımne bize masal anlatırmısın deyince hep savaş zamanlarını anlatırdı. Ama bizim başımıza şunlar geldi oradan buraya geldik diye ayrıntılı anlatmazlardı. Yalnız oralarda bağlar, evler, bahçeler, hayvanlar bırakıp vapurla gelmişler. Onları Çeşme Ilıcaya getirmişler, orasını geldikleri yere benzettikleri için Ilıcayı seçmişler.

Ben baraka evi hatırlıyorum çocukken gidip kalırdık, yazın denize girerdik. O bölgede bütün akrabaların evleri bir bahçe içindeydi, ortasında üzüm bağı vardı. Kumun içinde üzümleri çok güzeldi, balık yemekleri çok güzeldi. Denizde çok yorulurduk, sonra serin yerlere yatıp uyurduk. Hanımnemin çok değişik yemekleri vardı, yemeklerini yapıp fırına gönderirdi, hepsi çok lezzetli olurdu. Kıkırdak böreği, kıymalı yumurtalı unlu çeşme köftesi. Bir de tenekelere incirleri yassı şekilde üstüste basardı, kokulu otlar koyardı sonra tenkeyi kışın açılmak üzere lehimlerirdi, incirlerin yağı çıkardı. Sahilde rüzgardan bir tarafına eğilmiş iğde ağacı vardı. Çeşit çeşit reçel yapardı, kahvaltı ederdik. Hepsinin mekanı cennet olsun, öyle zenginlik yoktu hepsi kendi halinde insanlardı.

Ben yalnız hanımnemi, Sırrı Seyfettin dayıları, anneannem Nesime Şahini, Layıka teyzeyi, İhsan dayımı, Zahide teyzemi biliyorum. Bizlere nüfus idaresinden nüfus kayıtları verildi. Ona göre anneannem Nesime Şahinin babası Mustafa Akın çeşme 1.7.1870 te çeşme doğumlu, annesi Aliye Akın 1.7.1886 da çeşme doğumlu, Nesime Şahin çeşme doğumlu, anneannemin annesi Rabia Çakır Osman Moradan gelmiş. Çok sonraları ben evlendim, Ankaraya yerleştik. Anneannem bize kalmaya gelmişti. Ben onlara sorardım, bana parça parça cevaplar verirlerdi. Çok acılar çekmişler, ellerinde hiç bir bege yoktu, yanlız arapça tapular vardı.

Bir gün bana Sırrı dayıyla İzmirde vergilerini tapuya ödediklerini söyledi, sonrada bana mal varlıklarını yazdırdı, benden sonra onlar sizin dedi. Babam Mustafa Akından Çeşme köyünde kumda dükkan, Annem Aliye Akından tapusu hissesiz (başka ortak yok) düğün hediyesi (Dede kuyusunda) 12 -13 dönüm bahçe, Ildırıda dayılarla ortak (Hasan Hulki) Elleki adasında, anneannem Rabia Çakırosman Emine teyzeyle hisseli arazi. Şimdi çeşme tapusuna, belediyeye müraccat ettik, bize Aliye Akının belediyede ve Tapuda nüfus kaydı olmadığını dolayısı ile onların evladı olmadığını söylediler, miras hakkımız yokmuş.

Hanımnemin yerinde tanımadığımız insanların isimleri varmış. Yanlız çeşme belediye başkanımız Nuri Ertan beye çok teşekkürler ediyorum, o Aliye Akın onların kızıdır demiş. Bu bir suç değil mi?Aslında hanımnemin ismini silmekle bizleri de sildiler. Anneannemle evlenen dedemi, ki kendisi kut-ül amarada savaşmıştır, Kurtuluş savaşında Atatürkümle düşmanı denize dökmüşlerdir, Sakarya savaşında savaşmıştır. Kalpağında kurşun deliği var. Aynı zamanda İnönü’nün tarım bakanı olan dayım Turan Şahini’de silmişlerdir. Aynı zamanda Erdal İnönü’nün bayındırlık bakanı Muğla belediye başkanı Erman Şahini de silmişlerdir. Bizlerin ise bir şey söyleme hakkımız yok. Yeğenim Tolga ise avukatı ile mahkemelerde uğraşıyor, şimdi biz TC vatandaşı sayılmıyormuyuz?

Not: Anneannemin ağzından çıktığı gibi yazdım.

Sevinç Ayla Gönenç
21.12.2022